Wednesday, December 21, 2005

Madam Belanın yeri...

madam belanın yeri...

Bu meyhanenin İstanbul’da ayrı ve önemli bir yeri vardır... Bela denilen frenk yosmasının aslen nereli olduğu bilinmez... Ama İstanbul azınlığından kesinlikle değildir... Macar olabilir... Ya Lehistan veya Romen kırması…

II: Abdülhamid döneminde bu meyhane aynı zamanda otel hizmeti verir. Madam Bela İşletmeciliğe başladığında yaş olarak 40'I yuvarlamıştır ama en fazla 25 gösterir ve gören 41 kerre maşallah çeker. Ama adamı iki elini kanda bırakan kalleşin tekidir..... Katiyetle bel bağlanmaz bir şıllık Bela..

Otel ve meyhanesinde 16'lık Midilli gençleri çalıştırdı…Kiminin tadına bakar, kimine de baktırırdı Kız İstavro olarak tanınan adalı bir palikaryayı temiz pak edip giydirmiş ve eteğinin dibine almıştı Oynaşı bu delikanlı bir taşda üç kuş vuranlardandır.Bunlar yetmiyormuş gibi, Hem Kuledibi'nden bir genç fahişenin oturması, hem de müthiş cani. Bıçakçı Petri'nin yanaşmasıdır Bela, Petri ve fahişe arasında fır dönen bu meyhane gülü birgün soluverir. Madam Bela İstavro'yu fahişenin evinde basıp bir güzel şişler.Ama Bela bu vartayı da diğerleri de atlatabilecek kadar işinin ehlidir. Onlarca geminin demirlediği İstanbul'da serüvenci denizcilerin uğrak yeri olan Bela zaman zaman gazetelerin diline düşer.İstanbul Ansiklopedidinin hazırlanmasında emeği geçen Üsküdarlı Vasıf 1887 İstanbul gazetelerinde Belanın meyhanesinde Tulumbacılar yatağı olarak söz edilmesinin büyük tepkilere neden olduğunu belirtir.Bu tabirden alınan 300 tulumbacı gazetelere teesüflerini gönderince yayıncılar özür dilerler. Sermet Muhtar Alus Onikiler romanında da bu meyhanelerden söz eder. Madam Bela'nın oteli tam bir bela yatağı idi.Madam Bela'da Bela Çiçeği mübarek Galata'nın en namlı en bitirim batakhanesi Gazinosunda da sayısı 5 den aşağı düşmeyen en dilberleri arz endam eder. Yangında kül olup giden bu mekanın cenabetliği su götürmez. Mahzeninde çok sayıda iskelet bulunmasının başkaca bir izahı yoktur. Toy delikanlıların, yorgun ve sarhoş denizcilerin derdest edildiği bu meyhanede servisin ne biçim olduğunu böylece anlatmış olduk O dönemin gazeteleri Bela'nın otel ve meyhanesi için Galata'da Leblebici Sokağı'nı gösterirler. 1930'ların şehir rehberlerinde bu sokağın adı Leblebici Şaban olarak geçer

No comments: